yılbaşı olayı hakkında birkaç şeyler karalamak gerekiyor gibi. yok yahu niye öyle bir gereklilik olsun ki? evet, saçmaydı. herneyse mevzu tam olarak şu ki; şuan üşüyorum. parmaklarımı biraz olsun ısıtabilmek maksadıyla birşeyler karalıyorum. parmak uçlarımla klavye tuşlarını seviştiriyorum bir yerde. yani okunası birşey mi bu bilinmez.
dün gece, yani kırismıs gecesi, dışarda herhangi bir mekana gitmek için yürüyorduk. bu kırismısa özel birşey değil tabii ki. ama iyi bir mazeret.
”içerim lan bu gece, kırismıs oğğlum” diyor Si. ”İç .mk iç” o an anlıyorum ki; burada ki ”içmek” eylemi amaç oluyor. aslında öyle olmamalı diye geçiriyorum aklımdan, yani ”içmek” eylemi arkaplanda gelişen bir olay olmalı. nasıl bir iş yemeğinde ”yemek” eylemi arkaplanda cereyan eden birşeyse buda öyle olmalı. sonra boşversene diyorum kendi kendime. tüm bunları anlatmanın ne faydası var. kafana göre takıl.
barajyolu’nda herhangi biryere giriyoruz. hoşgeldinizlerle karşılanmıyoruz elbette. geçip sakin bir yere oturuyoruz. siparişler verililiyor.
ortalığa bakıyorum; dans eden, yiyişen, dans etmenin bahane olduğu insanlar.. herneyse diyerek yudumluyorum.
saat onikiye geldiğimizde; çoktan kafayı çekmiş hatunlar, erkekler salınıyorlar. gerisayım olayında birde zıplayanlar var. gülmüyorum, sadece suratımda hafif tebessümsel çizgiler var. saçma.
gece sürüyor..
gece bitiminde herkese ”veri kırismıs” lar dağıtıyoruz.
